TÜRK'ÜN KAYIP KİTABI ULU HAN ATA

TÜRK'ÜN KAYIP KİTABI ULU HAN ATA

Ahmet B. Ercilasun’un üçüncü romanı. Öncekilerde olduğu gibi bu romanda da Ercilasun efsanelerden kopamıyor. Hatta bu romanda doğrudan doğruya efsanenin içine giriyor. Roman, 1310’larda Mısırlı Türk tarihçisi Ebûbekir’in naklettiği, Türklerin yaratılış efsanesine dayanıyor.

AŞK-I MEMNU

AŞK-I MEMNU

Bireysel ihtiras ve trajedilerin yön verdiği “Yasak Aşk” etrafında örgülenen olaylar, kimi zaman en masum bir duygu değerinin kimi zaman da kabul edilemeyecek ahlak dışı bir tutumun yönlendirmesiyle her dönemin ve her neslin ilgiyle okuyup kendinden katacağı yeni anlamlarla zenginleşen bir yapıya sahiptir.Aynı metin içerisinde “orijinal” ve “günümüz Türkçesiyle” bir araya getirdiğimiz bu çalışmada esas amacımız, Türk Edebiyatının sahip olduğu dile dair tüm zenginlikleri nitelikli bir edebi eserle günümüz nesline gösterebilmektir. Okurlarımızda sanat eserinin temelinde var olan estetik değere ilişkin bir tavır geliştirebiliyor ve onların sahip olduğu dilin sınırlarını genişletebiliyorsak ne mutlu bize…

RÜBAB-I ŞİKESTE

RÜBAB-I ŞİKESTE

İçerisinde yer aldığı Servet-i Fünun döneminin de ayırıcı bir özelliği olarak dilinin süslü ve anlaşılmayı güçleştirecek terkiplerle dolu olması Tevfik Fikret’in günümüzde bütünlüklü bir biçimde okunup hakkıyla bilinmesine engel olmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu engelin ortadan kaldırılmasına yönelik bir katkı sağlamak üzere hazırlanmıştır.

KÜTÜB-İ SİTTE HADİS ANSİKLOPEDİSİ / 18 Cilt Şamua Kağıt

KÜTÜB-İ SİTTE HADİS ANSİKLOPEDİSİ / 18 Cilt Şamua Kağıt

Tahrip edilmemiş orjinal ilk baskı.
İslam bilginlerinin Hadis alanında sahih kabul ederek, itibar ettiği 6 sahih kitapta (KÜTÜB-İ SİTTE) yer alan hadislerin tamamının yer aldığı ve İlahiyat Fakültesi Hadis Profesörü Prof. Dr. İbrahim CANAN’ın günümüz Türkçesiyle ana metinlere bağlı kalarak tercüme ve şerh ettiği 18 ciltlik dev bir kaynak eserdir.

KIRIK HAYATLAR

KIRIK HAYATLAR

Tarihin her kesitinde kendi neslinin ve döneminin sesi soluğu olabilen nitelikli eserler bu yönüyle ele alındığında zamanın ötesine geçer ve her dönemde okunup anlamlandırılabilecek bir yapıyla yeni okur ve muhataplar arar. İlk defa 1901 yılında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmeye başlanan fakat sansür nedeniyle yayımı 1924 yılına kalan Halit Ziya Uşaklıgil’in Kırık Hayatlar adlı romanı da böyledir.“Orijinal” metin içerisinde aynı sayfada “sözlük” vererek hazırladığımız bu çalışmada esas amacımız, Türk Edebiyatının sahip olduğu dile dair tüm zenginlikleri nitelikli bir edebi eserle günümüz nesline gösterebilmektir. Okurlarımızda sanat eserinin temelinde var olan estetik değere ilişkin bir tavır geliştirebiliyor ve onların sahip olduğu dilin sınırlarını genişletebiliyorsak ne mutlu bize

TÜRKÇE EĞİTİMİNDE ALGI

TÜRKÇE EĞİTİMİNDE ALGI

Bu çalışma, Türkçe eğitiminin her alanında algının nasıl kullanılacağı ve algı ile dil eğitimi arasında bağlantıların önemine dikkat çekmektedir. Başta eğitim fakülteleri olmak üzere, her düzeyde Türkçe ile ilgilenenler bu eserin muhataplarıdır

FAHREDDİN RAZİ’DE BİLGİ TEORİSİ

FAHREDDİN RAZİ’DE BİLGİ TEORİSİ

İslam düşüncesinde Müteahhirûn olarak bilinen döneminin en önemli düşünürlerinden birisi şüphesiz Fahreddin Râzî dir.Bu çalışmada Râzi’nin bilgi anlayışı, onun hem matbu hem de yazma halinde bulunan birçok eseri temel alınarak genel epistemolojinin problemleri bağlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır.

TÜRKLERİN TARİHİ -Geçmişten Geleceğe-

TÜRKLERİN TARİHİ -Geçmişten Geleceğe-

Beşinci baskısı geçtiğimiz günlerde yapılan kitap, yazarının dilinden şöyle tanıtılıyor:
"TÜRKLERİN TARİHİ" adlı bu çalışmayı, el kitabı niteliğinde ve uzmanlık alanı tarih olmayan aydınlar için hazırladım. Uzun insanlık tarihi içinde M.Ö. IV. binden, M.S. II. binli yıllara kadar izlenebilen Türk tarihini özetleyen bu çalışma insanların hayatının kısa, milletlerin hayatının ve serüvenlerinin çok uzun ve karmaşık olduğunu sergilemektedir. 16 büyük imparatorluk yanında yüzlerce büyüklü küçüklü devlet kuran Türk milletinin mensuplarının geleceklerini plânlamaları, kültürlerini ve kendileri tanımaları için öncelikle kendi geçmişlerini bilmeleri gerektiğine inanıyorum.”

MAİ VE SİYAH

MAİ VE SİYAH

Esaslı bir edebî eserde olması gereken önemli özelliklerden biri olarak değerlendirebileceğimiz bu yapı, Mai ve Siyah’ın da ölümsüz olmasına imkân vermektedir. Aynı metin içerisinde “orijinal” ve “günümüz Türkçesiyle” bir araya getirdiğimiz bu çalışmada esas amacımız, Türk Edebiyatının sahip olduğu dile dair tüm zenginlikleri nitelikli bir edebi eserle günümüz nesline gösterebilmektir. Okurlarımızda sanat eserinin temelinde var olan estetik değere ilişkin bir tavır geliştirebiliyor ve onların sahip olduğu dilin sınırlarını genişletebiliyorsak ne mutlu bize….

Kuruluş 1968
Yeni Çıkan Kitaplar
Diğer Yeni Çıkan Kitaplar >>
Haberler ve Etkinlikler
Diğer Haberler ve Etkinlikler >>
En Çok Okunanlar
Diğer En Çok Okunan Kitaplar >>